BEŞ PARASIZ KARAKÖY’DE

BEŞ PARASIZ KARAKÖY’DE

Bir gemi ile yola çıktı ve önce durağı, Londra oluyor. Londra’yı Paris, Ostend, Cannes, Köln, Düsseldorf, Berlin, Leipzig, Monte Carlo, Milano, Venedik, Trieste, Viyana ve Budapeşte izledi. Her çeşitli işte çalıştı, Güney Fransa’da zengin bir Rus’un hizmetkârı oluyor, otellerde garsonluk inşa etti ve bahtını bu kez apayrı bir yeryüzünde, Güney Fransa’daki patronundan öğrendiği Rusya’da denemek talep etti.
1899’da Peşte’den Rusya’nın kışlık başkenti Petersburg’a gitti, yeniden otellerde çalıştı ve bir süre ardından Moskova’ya geçti.
İnsanları ırkları ve renkleri ile değerlendirmeyen Rusya, Thomas’ın çoğalış yeni vatanı olmuştu! Rus yurttaşlığına geçti, adını değiştirip Fyodor Fyodoroviç Tomas inşa etti, 2 kez evlendi, 2 çocuğu oluyor, bir de metres tuttu ve Moskova’da şef restaurant çalışanı olarak başladığı yeni yaşamında birden çok yil ardından zengin bir işadamı kimliğine büründü. Zenginlere hizmet verici kentin en parlak gece klübü meydana gelen Maksim’in sahibiydi… Okumaya devam et

LOZAN’IN YILDÖNÜMÜNDE

LOZAN’IN YILDÖNÜMÜNDE

Bahsettiği konular ile ilgili içinde tek bir vesikanın olsun yeralmadığı ve yalnızca kötü söz dolu iddialardan ibaret meydana gelen “Hayatım ve Hatıratım”, kırk küsur yıldan buyana okuyanın kafasını bulandırmaya ve yakın tarihi yazan kim varsa tamamını yok saymaya personel nefret tarihçilerine esin dağıtmaya halen devam ediyor! Hatta, Lozan’ı bu sabah yerden yere vurup paktın Sevres’in devam ve Türkiye’nin asıl parçalanma vesikası meydana geldiğini iddia edenler de Lozan’ın “esrarını yazdığı” palavrasını meydana atan Rıza Nur ile ilgili “Madem o derece dürüst ve karakter sahibi idi de, böylesine itiraz Okumaya devam et

ŞAKADAN ANLAMAYANLAR

ŞAKADAN ANLAMAYANLAR

Tarihin Arka Odası’nda o gece Yaprak, İlber Hoca ve bendenizin yaptığı alaturkavârî Beethoven icrası bir espriden ibaret idi, o kadar! Şayet birileri çıkmış, on-on 2 yaşlarındaki bir çocuğun dahi anlayıp kahkahalarla gülmekten yabancı bir iş yapamayacağı böylesine bir şakayı derîîîn ve lüzumsuz bir hükümet ciddiyeti havasına bürünüp kakaya çevirmiş ve bu bireyler “sanatçı” olduklarını argüman ediyorlar…
Sevsinler sizin sanatçılığınızı! Okumaya devam et

ŞİŞLİ’DEKİ MODELLER

ŞİŞLİ’DEKİ MODELLER

Resim tarihçileri gayet sıkı bilirler: Abdülmecid Efendi, Türk resminde mühim bir yeri meydana iştirak eden Şişli Atölyesi’nin önde iştirak eden destekçilerindendir, gayrımüslim bayanların bu atölyede modellik ettikleri sır değildir, hatta resimlerle da sabittir.
Ama o devirde işlek model kullanımında sorunlar yaşanması Abdülmecid Efendi’yi dahi etkilemiştir ve Halife’nin kolay değil meydana iştirak eden el çizimlerinde fit kalmasının nedeni, bir hareme sahip meydana gelmesine nazaran işlek modeller ile yeterli iş imkânı bulamamış olmasıdır.
Burada, “Avluda Kadınlar”ın sağ aşağı köşesinde yeralan ve Halife’nin önce dönemdeki yapıtlarında kullandığı imzasıyla tablonun tarihinin büyütülmüş şeklini görüyorsunuz…
Geçen zaman yazmıştım, hemen bir daha edeyim: Bu tablo, Halife Abdülmecid’e aittir, hatta Halife’nin meydana çıkmamış aynı Okumaya devam et

HOŞ HIS, BOŞ HAYAL

HOŞ HIS, BOŞ HAYAL

¦ Devletin o günlerde elkoyduğu birden fazla, hattâ binlerce gayrımenkul vardır şayet bu mülkler hanedan mensuplarının özel malları değşehir, “tâcın malı” demek meydana gelen “Hazine-i Hassa”ya ilişkin binalar, araziler, çiftlikler, vesairedir. Musul petrolleri de o senelerde Abdülhamid’in şahsına değşehir, “Hazine-i Hassa”ya ilişkin mülkler içerisindedir.
¦ Yakıt sâhalarını geriye alabilmek amaçlı Irak’ta görülmüş ve hükme bağlanmış rastgele bir dâvâ yoktur! Sözü edilen dâvâlar 1920’li yıllardan bu yana açılmış ve dâvâların muhatabı, Irak’ı o senelerde elinde bulunduran İngiltere ile İngiliz yakıt şirketleri olmuştur. Bu dâvâların reddedilmesine de “Malların iadesinde önceliğin Ülkemiz’ye ilişkin olduğu” gibisinden bir Okumaya devam et

İşte, 1917’deki uğursuz telgraf

İşte, 1917’deki uğursuz telgraf

8 Kasım 1917 tarihindeki telgraf, o sırada Sivas’taki Üçüncü Ordu’yu teftişe giden Başkumandan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa aracılığıyla Veziriazam Talât Paşa’ya gönderilmiş. Enver Paşa cephelerdeki nihai durum ile ilgili İstanbul’u bilgilendiriyor ve bir zaman öncesinde elden çıkan Gazze’nin çoğalış bizim olmadığını tek bir tümce ile,”Düşmanın denizden ve karadan yaptığı kuvvetli topçu ateşi altında kıtâatımız buyruk mûcibince 7/11’de Gazze’yi tahliye ettiler” diyerek bilgi veriyor.
Dört yüzyıl süresince toprağımız meydana gelen Gazze’yi 1917’nin 7 Kasım’ında kaybetmemizin anında sonrası bugünü gönderilmiş meydana gelen bu telgrafı bana bundan otuz küsur yil öncesinde, Veziriazam Talât Paşa’nın eşi rahmetli Hayriye Talât Hanım ödül etmişti. Okumaya devam et

Hakaret karayolu ile tatminin yepyeni vasıtası: Tarih

Hakaret karayolu ile tatminin yepyeni vasıtası: Tarih

EŞHUR fıkradır: Yeniçeri yoldan giden Musevi’yi çevirmiş ve “Ulan, siz Hazreti İsa’yı öldürmüşsünüz!” diye kükremiş, Musevi ezilip büzülerek “Aman ağam, o dediğin 1500 yil önceydi” yanıtını verince yeniçeri “Zamanı beni alâkadar etmez, ben yepyeni öğrendim!” demiş ya…
Son günlerde halk olarak bu fıkrayı doğrular hâle geldik! Kanunî Padişah Süleyman’ın erkek çocuğu Şehzade Mustafa’yı idam ettirmesinin ayrıntılarından, Hürrem Padişah ile Rüstem Paşa hakkındaki söylentilerden ve bundan 5 buçuk yüzyıl öncesinde yaşanmış daha pekçok hadiseden yepyeni yeni haberdar olduk. Alim de, bilmeyen de konuşuyor ama bilmeyenler hepten pek laf etmekte ve canının aradığı, gönlünün çektiği benzeri karar veriyorlar! Okumaya devam et

“TURKENGLISH” ÇORBASI

“TURKENGLISH” ÇORBASI

* Irkçılığa karşın durarak ‘yalnızca beyazlara ilişkin bir çeşmeden su içen politik Amerikalı (“Siyasi Amerikalı” mı?!?)
* Birinci Hayat Savaşı nda acaklarını kaybeden ordu biraldo oynuyor (Âââh imlâ, uyarı, itina ve mesleğe saygı! Nerelerdesiniz?).
* Jesse Owens Nazi Almanyası’nda
1936 Yaz Olimpiyatları’nda uzunca atlama kazandıktan ardından (“Uzun atlama kazanmak?”)
* Mekke, Suudi Arabistan 1800 s. (“Arabistan 1800’s” ifadesi ne iyi bir “Turkenglish” başka bir deyişle “Türkçe-İngilizce çorbası” değil mi? Hatta resmin altında “1880” sözlü olmayan meydana geldiği halde!).
* Dayanıklı taş oyulmuş İran haneleri, 700 yıl öncesinde yapılmış ve halen vatandaşlar yaşıyor (Türkçe mi yoksa surat kelimeden ibaret Afrika dillerinden biri mi?). Okumaya devam et

Sırrı Beyefendi, Mustafa Kemal’in bu şekilde bir sözü yoktur

Sırrı Beyefendi, Mustafa Kemal’in bu şekilde bir sözü yoktur

KÂZIM Karabekir kahraman askerdi ama siyasî yaşamında üzgünüm şanssızdı…
Türkiye’nin kuzeydoğu, başka bir deyişle eskinin Sovyet’i ve bugünün Ermenistan’ıyla meydana gelen hududu, Paşa’nın kumandasındaki Şark Ordusu’nun yaptığı oldukça başarılı harekâtlar yardımıyla değerlendirilmiş, Birinci Hayat Savaşı’nda uğradığımız kocaman bozgunun sonrasında doğu vilâyetlerimizde bir Ermeni devleti kurulmasını Karabekir Paşa engellemiştir.
Karabekir Paşa’nın en kocaman hizmetlerinden biri, Samsun yolculuğunun sonrasında İstanbul hükümetinin ile ilgili gözaltına alınma kararı çıkarttığı Mustafa Kemal Paşa’yı Erzurum’da “Ben ve kolordum emrinizdeyiz” diye karşılamasıdır.
Kâzım Karabekir bu şekilde davranmayıp da Mustafa Kemal ile arkadaşlarını tutuklasa idi İstiklâl Harbi’nin de, Türkiye’nin de kaderi bambaşka olurdu! Okumaya devam et

Serhoşlar Bayramı

Serhoşlar Bayramı

1908’e civarı süren garip bir kutlamayı anlatayım dedim.
Bu kutlamaya, “Serhoşlar Bayramı”denirdi; içki ve esrar düşkünü bir grup İstanbullu, her yil Ramazan Bayramı’nın önce bugünü kentin geçmişteki en namlı içkicisi ile esrarkeşinin mezarlarının en başında festival yaparlardı…
Hani bazılarımız “İçki dinimizde serbesttir ve yalnızca Ramazan’da yasak edilmiştir”diye düşünüp on bir ay süresince demlendikten ardından Ramazan’ın gelmesi ile birlikte bizzat kendilerini bir aylığına nadasa çekerler ya… Bu âdet eskiyen asırlarda da vardı, Ramazan süresince ağzına içki koymayan alkolikler ve topaklarına el uzatmayan esrarkeşler Ramazan’ın sona ermesini 4 gözle bekler ve bayramı kendilerine özgü biçimde kutlarlardı. “Ayyaşlar Bayramı” tecrübe et festival, işte bu kutlama idi… Okumaya devam et